Sınır Dışı Kararı, İdari Gözetim ve İnsani İkamet İzni Nedir?
Bir yabancı polis veya jandarma tarafından alındığında yakınlarının ilk sorduğu soru genellikle aynı oluyor: “Göç’e götürdüler, şimdi deport mu edilecek?” Oysa yabancının İl Göç İdaresi Müdürlüğüne götürülmesi ya da geri gönderme merkezine sevk edilmesi, tek başına sınır dışı edileceği anlamına gelmez. Bu aşamada kişi hakkında hangi kararın verildiğini bilmeden sağlıklı bir değerlendirme yapmak mümkün değildir.
Uygulamada sınır dışı etme kararı, idari gözetim kararı, geri gönderme merkezine sevk, Türkiye’ye giriş yasağı ve insani ikamet izni birbirine çok sık karıştırılıyor. Oysa bunların her biri farklı bir hukuki işlem ve her biri için izlenecek yol da farklı. Örneğin sınır dışı kararına karşı idare mahkemesine dava açılırken, kişinin geri gönderme merkezinde tutulmasına ilişkin idari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulması gerekiyor.
Bu yazıda özellikle Bolu’da yabancılar hakkında yürütülen işlemlerde sık karşılaşılan sınır dışı kararını, idari gözetimi, geri gönderme merkezi sürecini ve insani ikamet iznini mümkün olduğunca sade şekilde ele alacağız.
Sınır Dışı (Deport) Kararı Nedir?
Halk arasında genellikle “deport kararı” denilen sınır dışı etme kararı, yabancının Türkiye’den çıkarılmasına yönelik idari bir karardır. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında bu karar valilikler tarafından alınmaktadır.
Ancak yabancının yakalanması ile sınır dışı kararının verilmesi aynı şey değildir. Öncelikle yabancının durumu değerlendirilir ve hakkında sınır dışı kararı alınmasını gerektiren bir neden bulunup bulunmadığı incelenir.
Sınır dışı kararı verilmesine neden olabilecek durumların başında vize veya ikamet süresinin ihlal edilmesi, Türkiye’ye giriş ve çıkış kurallarına aykırı hareket edilmesi, sahte belge kullanılması, çalışma izni olmadan çalışılması veya kişinin kamu düzeni ya da kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğunun değerlendirilmesi gelmektedir.
Burada önemli olan yalnızca yabancı hakkında Kanun’un ilgili maddesinin yazılmış olması değildir. Kararın hangi somut olaya dayandığı ve yabancının kişisel durumunun gerçekten değerlendirilip değerlendirilmediği de önemlidir.
Sınır Dışı Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Sınır dışı işlemlerinde belki de en önemli konu süredir. Çünkü bu süre oldukça kısadır.
6458 sayılı Kanun’un 53. maddesi uyarınca yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı, sınır dışı etme kararının kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde idare mahkemesine başvurabilir.
Bu nedenle “Ne zaman yakalandı?” sorusundan çok “Sınır dışı kararı ne zaman tebliğ edildi?” sorusu önemlidir. Kişi birkaç gün önce yakalanmış ancak karar daha sonra tebliğ edilmiş olabilir. Dava süresinin hesabında kural olarak kararın tebliğ tarihi esas alınır.
Süresi içerisinde dava açıldığında, yabancının kendi rızasıyla ayrılması durumu dışında, yargılama sona erinceye kadar sınır dışı işlemi kural olarak gerçekleştirilemez.
Fakat burada çok sık yapılan bir hata vardır: Sınır dışı kararına karşı dava açılması, kişinin geri gönderme merkezinden otomatik olarak çıkacağı anlamına gelmez.
Sınır Dışı Davası ile İdari Gözetim İtirazı Aynı Şey Değildir
Bu iki işlem uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır.
➤ Sınır dışı kararı: Yabancının Türkiye’den çıkarılmasına ilişkindir.
➤ İdari gözetim kararı: Sınır dışı işlemleri yürütülürken yabancının özgürlüğünün kısıtlanarak geri gönderme merkezinde tutulmasına ilişkindir.
Dolayısıyla bir kişi hakkında aynı anda hem sınır dışı kararı hem de idari gözetim kararı bulunabilir.
Böyle bir durumda sınır dışı kararının iptali için idare mahkemesine, kişinin geri gönderme merkezinde tutulmasına ilişkin idari gözetim kararına karşı ise Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulması gerekir.
Başka bir ifadeyle yalnızca deport kararına karşı dava açılıp idari gözetim kararına hiç başvurulmaması hâlinde, sınır dışı davası devam ederken yabancının geri gönderme merkezinde tutulmaya devam etmesi mümkündür.
İdari Gözetim Kararı Nedir?
Hakkında sınır dışı kararı verilen her yabancı mutlaka geri gönderme merkezine gönderilmez. Kanunda belirtilen bazı durumlarda yabancı hakkında ayrıca idari gözetim kararı alınabilir.
Örneğin kaçma veya kaybolma riskinin bulunduğu değerlendirilen, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan veya kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğu değerlendirilen kişiler bakımından idari gözetim gündeme gelebilir.
Bu kararın sonucu önemlidir. Çünkü yabancı hakkında yalnızca bir idari işlem tesis edilmemekte, aynı zamanda kişinin özgürlüğü sınırlandırılarak geri gönderme merkezinde tutulması söz konusu olmaktadır.
İdari Gözetim Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
İdari gözetim kararına karşı yabancının kendisi, yasal temsilcisi veya avukatı Sulh Ceza Hâkimliğine başvurabilir.
Kanunda Sulh Ceza Hâkimliğinin başvuruyu 5 gün içerisinde sonuçlandırması öngörülmüştür. Ancak başvurunun yapılmış olması idari gözetimi kendiliğinden sona erdirmez.
Bir başka önemli nokta ise ilk başvurunun reddedilmesinin sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmemesidir. İdari gözetim şartlarının sonradan değişmesi veya ortadan kalkması hâlinde yeniden Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilir.
Örneğin yabancının sabit bir adresinin ortaya konulması, aile bağlarının bulunması, kaçma riskine ilişkin şartların değişmesi veya kişinin uzun süredir geri gönderme merkezinde tutulmasına rağmen sınır dışı işleminin ilerlememesi, somut olayın özelliklerine göre yeniden değerlendirme yapılmasını gerektirebilir.
Geri Gönderme Merkezinde Ne Kadar Kalınabilir?
İdari gözetim süresiz bir tedbir değildir.
6458 sayılı Kanun’a göre sınır dışı amacıyla uygulanan idari gözetim süresi kural olarak 6 ayı geçemez. Ancak sınır dışı işlemlerinin, yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde bu süre en fazla 6 ay daha uzatılabilir.
Bu düzenleme, “Bir defa idari gözetim kararı verildi, altı ay boyunca yapacak bir şey yok.” şeklinde anlaşılmamalıdır.
İdari gözetimin devamının gerekli olup olmadığı idare tarafından düzenli olarak değerlendirilmelidir. Gözetimi gerekli kılan şartların ortadan kalkması hâlinde yabancının altı aylık sürenin sonunu beklemesi gerekmez.
Geri Gönderme Merkezine Alınmak Zorunlu mu?
Hayır. Kanunda idari gözetime alternatif tedbirler de düzenlenmiştir.
- ✅ Belirli bir adreste ikamet etme
- ✅ Belirli aralıklarla bildirimde bulunma
- ✅ Teminat
- ✅ Elektronik izleme
Bu nedenle kişinin Türkiye’de düzenli bir adresinin bulunması, eşi veya çocuklarının burada yaşaması, çalışma veya sosyal hayatının Türkiye’de bulunması gibi hususlar yalnızca sınır dışı davası bakımından değil, idari gözetimin gerçekten gerekli olup olmadığının değerlendirilmesinde de önem taşıyabilir.
Her Yabancı Sınır Dışı Edilebilir mi?
Hayır. Kanunda, sınır dışı sebebi bulunsa dahi hakkında sınır dışı kararı alınamayacak kişiler ayrıca düzenlenmiştir.
Örneğin kişinin gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı bir muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emarelerin bulunması hâlinde kişinin durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Bunun yanında ciddi sağlık problemi bulunanlar, seyahati sağlık açısından riskli olanlar, gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayan bazı kişiler ile Kanunda ayrıca belirtilen şiddet ve insan ticareti mağdurları bakımından da sınır dışı etmeme hükümleri gündeme gelebilir.
Bu sebeple yabancının yalnızca pasaportuna, ikamet süresine veya hakkında bulunan bir tahdit kaydına bakılarak değerlendirme yapılması yeterli değildir. Kişinin hangi ülkeye gönderileceği ve orada neyle karşılaşacağı da bazı dosyalarda belirleyici olabilir.
İnsani İkamet İzni Nedir?
Sınır dışı sürecinde üzerinde durulması gereken konulardan biri de insani ikamet iznidir. İnsani ikamet izni, diğer ikamet izinlerinden biraz farklıdır. Kanun, bazı özel durumlarda diğer ikamet izinleri için aranan şartlar bulunmasa bile yabancının Türkiye’de kalmasına imkân tanımaktadır.
Ancak burada sık yapılan bir yanlış anlaşılmayı baştan belirtmek gerekir: İnsani ikamet izni, sınır dışı kararı bulunan herkese otomatik olarak verilen bir ikamet izni değildir.
Somut olayın 6458 sayılı Kanun’un 46. maddesinde belirtilen özel hâllerden birine girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Kimler İnsani İkamet İzni Alabilir?
Kanunda insani ikamet izninin verilebileceği farklı hâller düzenlenmiştir. Uygulamada öne çıkan durumlardan bazıları şunlardır:
- ✅ Çocuğun yüksek yararı: Özellikle çocukların Türkiye’de bulunması ve alınacak kararın çocuk üzerindeki etkileri bazı dosyalarda önem taşıyabilir.
- ✅ Sınır dışının fiilen gerçekleştirilememesi: Hakkında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunduğu hâlde yabancının Türkiye’den çıkışının gerçekleştirilememesi.
- ✅ Türkiye’den ayrılmanın makul veya mümkün olmaması: Yabancının somut koşullarının ülkeden ayrılmayı fiilen veya hukuken mümkün kılmaması.
- ✅ Sınır dışı edilemeyecek kişiler: Kanun’un 55. maddesi kapsamında hakkında sınır dışı kararı alınamayan kişiler.
- ✅ Kanunda belirtilen bazı yargısal süreçlerin devam etmesi: 6458 sayılı Kanun’un 46. maddesinde öngörülen durumların bulunması.
- ✅ Acil veya olağanüstü durumlar: Yabancının Türkiye’de kalmasının değerlendirilmesini gerektiren istisnai hâller.
Hakkında Deport Kararı Olan Kişi İnsani İkamet İzni Alabilir mi?
Hakkında sınır dışı kararı bulunması tek başına insani ikamet iznine engel değildir. Kanun, hakkında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunduğu hâlde Türkiye’den çıkışı gerçekleştirilemeyen veya Türkiye’den ayrılması makul ya da mümkün görülmeyen yabancılar bakımından da insani ikamet izninin değerlendirilmesine imkân tanımaktadır.
Ancak bu, sınır dışı kararı bulunan herkesin insani ikamet izni alabileceği anlamına gelmez. Önemli olan yabancının kişisel durumunun Kanunda öngörülen istisnai hâllerden birine gerçekten girip girmediğidir.
Örneğin uzun süredir Türkiye’de yaşayan, burada küçük çocukları bulunan veya gönderileceği ülke bakımından özel bir risk taşıyan yabancı ile yalnızca vize veya ikamet süresini aşmış bir yabancının durumu aynı şekilde değerlendirilmeyecektir.
İnsani İkamet İzni ile Uluslararası Koruma Aynı Şey mi?
Hayır. İki kavram uygulamada birbirine karıştırılsa da farklı hukuki kurumlardır.
➤ Uluslararası koruma: Kişinin vatandaşı olduğu veya gönderileceği ülkeye dönmesi hâlinde karşılaşabileceği zulüm ya da ciddi zarar riski üzerinden değerlendirilen bir koruma sistemidir.
➤ İnsani ikamet izni: 6458 sayılı Kanun’da düzenlenen özel ve istisnai durumlarda verilebilen bir ikamet izni türüdür.
Bu nedenle daha önce uluslararası koruma başvurusu reddedilmiş veya uluslararası koruma statüsü sona ermiş bir yabancının dosyasında, şartları varsa insani ikamet izni ayrıca değerlendirilebilir. Bir başvurunun sonuçlanmış olması diğer hukuki ihtimalleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bolu’da Yakalanan Yabancı Nereye Götürülür?
Bolu’da yakalanan bir yabancının mutlaka Bolu’da tutulacağı düşünülmemelidir. Kişi hakkında idari gözetim kararı alınması hâlinde başka bir ilde bulunan geri gönderme merkezine sevk edilmesi mümkündür.
Bu nedenle özellikle yabancının ailesi bakımından “Polis aldı, nerede olduğunu bilmiyoruz.” şeklinde bir durum yaşandığında ilk yapılması gereken, kişi hakkında hangi işlemin uygulandığını öğrenmektir.
Şu soruların cevabı bulunmadan dosya hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapmak zordur:
- ✅ Sınır dışı etme kararı verilmiş mi?
- ✅ Karar hangi gerekçeye ve hangi maddeye dayanıyor?
- ✅ Karar hangi tarihte tebliğ edilmiş?
- ✅ İdari gözetim kararı bulunuyor mu?
- ✅ Yabancı hangi geri gönderme merkezine sevk edilmiş?
- ✅ Türkiye’ye giriş yasağı veya tahdit kodu bulunuyor mu?
- ✅ Daha önce ikamet izni veya uluslararası koruma başvurusu yapılmış mı?
Yabancıya Verilen Evraklar Neden Önemli?
Yabancılar bazen yakalandıkları sırada veya Göç İdaresindeki işlemler sırasında birden fazla belge imzalayabiliyor. Türkçe bilmeyen kişiler ise imzaladıkları belgenin ne olduğunu tam olarak anlayamayabiliyor.
Özellikle evrakların içerisinde “Sınır Dışı Etme Kararı”, “İdari Gözetim Kararı”, “Türkiye’ye Giriş Yasağı” veya “İdari Gözetime Alternatif Yükümlülük” başlıklı bir belge bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Bunun sebebi basittir: Sınır dışı kararına karşı dava açma süresi tebliğden itibaren yalnızca 7 gündür. Bu nedenle belgelerin birkaç gün bekletilmesi dahi hukuki açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
➤ Soru: Sınır dışı kararına kaç gün içinde dava açılır?
Cevap: Sınır dışı kararının tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde idare mahkemesine başvurulabilir.
➤ Soru: Deport davası açılırsa kişi hemen sınır dışı edilir mi?
Cevap: Süresi içerisinde dava açılmışsa, yabancının kendi rızasıyla ayrılması hâli dışında, yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işlemi kural olarak uygulanmaz.
➤ Soru: Deport davası açılması geri gönderme merkezinden çıkmak için yeterli mi?
Cevap: Hayır. Kişi hakkında ayrıca idari gözetim kararı bulunuyorsa bu karara karşı Sulh Ceza Hâkimliğine ayrıca başvurulması gerekir.
➤ Soru: İdari gözetim kararına karşı nereye başvurulur?
Cevap: İdari gözetim kararına karşı Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulur.
➤ Soru: Sulh Ceza Hâkimliği idari gözetim başvurusunu ne kadar sürede inceler?
Cevap: Kanuna göre başvurunun 5 gün içerisinde sonuçlandırılması gerekir.
➤ Soru: İdari gözetim başvurusu reddedildikten sonra yeniden başvuru yapılabilir mi?
Cevap: İdari gözetimin şartlarının ortadan kalkması veya değişmesi hâlinde yeniden Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilir.
➤ Soru: Geri gönderme merkezinde en fazla ne kadar kalınabilir?
Cevap: İdari gözetim kural olarak 6 ayı geçemez. Yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ve belgeleri vermemesi nedeniyle sınır dışı işlemi tamamlanamıyorsa süre kanunda belirtilen şartlarla en fazla 6 ay daha uzatılabilir.
➤ Soru: Hakkında deport kararı bulunan yabancı insani ikamet izni alabilir mi?
Cevap: Sınır dışı kararının bulunması tek başına insani ikamet iznine engel değildir. Yabancının durumu 6458 sayılı Kanun’un 46. maddesinde düzenlenen hâllerden birine giriyorsa insani ikamet izni değerlendirmesi yapılabilir.
➤ Soru: Uluslararası koruma başvurusu sona eren bir kişi insani ikamet izni alabilir mi?
Cevap: Uluslararası koruma ile insani ikamet izni aynı hukuki statü değildir. Uluslararası koruma sürecinin sona ermiş olması tek başına insani ikamet izninin verilip verilemeyeceğini belirlemez. Kişinin durumu insani ikamet izninin şartları bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç Olarak: Yabancılar hukukunda en sık yapılan hata, sınır dışı etme kararı ile idari gözetimi aynı işlem zannetmektir. Oysa kişi hakkında bir taraftan idare mahkemesinde sınır dışı davası devam ederken diğer taraftan geri gönderme merkezindeki tutulmaya ilişkin ayrı bir süreç bulunabilir. Bazı dosyalarda ise bunlara ek olarak insani ikamet izni veya uluslararası koruma hükümlerinin değerlendirilmesi gerekebilir.
Özellikle sınır dışı kararlarında 7 günlük dava süresinin kısa olması nedeniyle, yabancıya tebliğ edilen belgelerin ne olduğunun ve hangi tarihte tebliğ edildiğinin ilk aşamada belirlenmesi önem taşımaktadır.
Av. Murat Can Önder
Yabancılar ve Göç Hukuku
